Thursday, July 31, 2008

Hello, Goodbye

Hello my dears! I just wanted to fill you in that it's a very hectic week for me, sorry for the lack of posts! I will try to squeeze in some eye candy for you tomorrow :)
{}
By the way, hopefully I will be making my first ever business trip to London this month! It is kind of stressing me out as seeing London has been something I have been dreaming about forever, and I will have so little free time (4 evenings and a full Saturday), I feel like hungry beast with only one bite to eat (well I am drooling). I would appreciate if you guys have any suggestions, you know what I like; gorgeous, old buildings, romantic home decor, edgy fashion, cheap corner shops. I just love getting into the mood of a new city, that's why if it were up to me I would plan all my trips to last at least 3 weeks...

Update: Ooops... Looks like I couldn't squeeze in any posts after all. Sorry :(
{}
Sevgili okuyucularım!! Biraz meşgul bir hafta geçirmekte olduğumdan dolayı bu hafta blog'umda yazı eksikliği yaşamaktayız, bilginize. Yarın gözünüzü gönlünüzü açacak birşeyler hazırlamaya çalışacağım :)
{}
Bu arada, umuyorumki bu ay hayatımın ilk "iş gezisi"ni Londra'ya yapacağım. Bu beni biraz strese sokuyor çünkü Londra'ya gitmek hep hayalini kurduğum birşey olmuştur ama orada yalnızca 4 akşam ve bir Cumartesim olacak; kendimi açlıktan gözü dönmüş de önüne bir lokma yemek konmuş bir canavar gibi hissediyorum (gerçekten de ağzım sulanıyor). Önerileriniz varsa beni çok sevindirirsiniz, bütün şehri göremeyeceğimin bilincindeyim ama neleri sevdiğimi bilirsiniz siz: muhteşem eski binalar, romantik ev dekorasyonu, uçlarda seyreden moda, ucuz ve tarz sahibi öteberi dükkancıkları. Ne yapalım, fazla birşey göremesem bile o muhteşem şehir dokusunu deneyimlemek yeter. Gittiğim yerlerdeki günlük yaşamın, o şehrin moduna girmeyi seviyorum, bu yüzden bana kalsa gideceğim her yere en az 3'er haftalık seyahatler planlardım...

Yeni ek: Hay Allah... Bir yazı hazırlayamadım görüldüğü üzere. Kusura bakmayın :(